Skip to content
Bu Sayfadasınız: Ana Sayfa
Tavşanın Barınması ve Tavşan Barınağı
Angora tavşanının barınması , tavşan barınak özellikleri , tavşan barınağı ile ilgili bilgiler. Ankara tavşanı, cinsel olgunluğa (3 – 4 ay) eriştikten sonra diğer tavşan ırklarında olduğu gibi bireysel kafeslere alınırlar. Canlı ağırlıkları 4 – 5 kg olan yün tavşanları için minimum kafes ölçüsü 60 x 60 x 50 cm’dir. Ancak damızlık dişi kafeslerde doğum kafesi, kafes içinde olacaksa ölçü 60 x 80 x 50 cm’nin, doğum kafesi kafes dışında olacaksa ölçü 60 x 60 x 50 cm’nin altında olmamalıdır.

Hayvanlar küçük boyutlu kafeste bacaklarını gererek, uzanacak yeterli yer bulamaz, sürekli olarak arka ayakları üzerinde aynı pozisyonda oturmak zorunda kalırlar ve bu durumda ayak tabanı yaraları oluşur. Ayrıca, küçük kafeslerde keçeleşmiş yün oranı da artar. Tavşanlarda ayak kemikleri ile deri arasında yumuşaklığı sağlayan bir kas tabakası yoktur. Deri ve kemikler üzerine gelen basınç, sadece ayak tabanındaki tüylerle tamponlanmaktadır. Ayak tabanındaki deri tabakası çok ince olduğu için taban yaraları çok sık görülmektedir. Ayak tabanı yarasından ileri gelen ağrılar yüzünden tavşanların yem tüketimi düşmekte, buna bağlı olarak da verim ve ömür azalmaktadır. Bu olgularda yün verimi % 25 oranında düşmektedir.

Ankara tavşanları tel tabanlı kafeslerde barındırılamayacak kadar ağırdırlar. Yataklık kullanılmadığı taktirde taban yaralarını önlemenin en iyi yolu kafes tabanında kenarları yuvarlatılmış ahşap ızgara kullanmaktır. Kafeslerde optimum ızgara genişliği 25 – 30 mm, ızgara aralığı ise 10 – 15 mm’dir. Hayvanın yününü temiz tutabilmek için kafes tabanının, idrar ve dışkının çabuk bir şekilde uzaklaştırmasına olanak sağlayacak şekilde düzenlenmesi gereklidir. Ankara tavşanı kafesinin taban ızgaralarında veya tel tabanlı kafeslerde, tüyler ızgaralar veya teller arasında birikebilir. Tüyler bir alev makinasıyla yakılarak temizlenebilir. Ancak, ısının etkisiyle tellerin galvanizi bozulacağından pürüzler oluşur. Bu da taban yarası oluşumunu artırabilir.

Kafeslerin ve ekipmanın yapılmasında kullanılan malzemelerin yüzeyi pürüzsüz olmalı, etkili bir şekilde dezenfekte edilebilmelidir. Kafesler hayvanların birbirlerinin yünlerini yolmalarına engel olacak şekilde düzenlenmelidir. Kafes büyüklüğü, hayvanın ağırlığı ve yün verimi göz önünde tutularak seçilmelidir. Ayrıca, kafes içleri aydınlık olmalıdır.

Ankara tavşanları şiddetli soğuktan daha çok, yüksek sıcaklıktan etkilenirler. En uygun sıcaklık 10 – 25 oC’dir.

Tavşanlar % 55’in altında nem bulunan ortamlardan etkilendikleri halde, yüksek nemden (% 80 – 85’e kadar), hava çok sıcak veya çok soğuk olmadığı sürece etkilenmezler. Tavşanlıklarda nem oranı yaklaşık % 60 – 65 olmalıdır.

Tavşanlarda üreme veriminde ışığın önemli rolü bulunur. Erkek tavşanlarda, günde 8 – 12 saatlik aydınlatmada sperma üretimi ve cinsel aktivite, oldukça yüksek düzeydedir. Buna karşın, dişi tavşanda günde 14 – 16 saatlik ışık uygulamalarında üreme verimi artmıştır. Çoğu yetiştiricilikte, erkek ve dişi tavşan aynı ortamda bulunduğu için aydınlatma süresi günlük 12 – 14 saat, ışık yoğunluğu 1.5 watt/m2 olmalıdır. Işık barınağa eşit oranda dağılmalıdır. Işıklandırmada gün ışığına ilave olarak floresan tüplerden yararlanılabilir. Işık kaynakları hayvanlardan 3 metreden fazla uzakta olmamalıdır. Aydınlatmada ani değişmeler, üreme verimini olumsuz yönde etkiler. Spontan ovulasyonlara, korku ve yaralanmalara neden olur.

Tavşanlar çok ürkek hayvanlar olduğu için gürültüden son derece etkilenir. Özellikle damızlıkların bulunduğu tavşanlıklarda ani gürültüler sırasında oluşan panik sonucunda yavru kayıpları artar. Tavşancılık işletmelerinde gürültü (ani gürültüler, radyo, televizyon sesi, yağmur sesi v.s.) kesinlikle olmamalıdır. Bu yüzden hava alanı ve demiryolları civarına işletme kurulmamalıdır.

Tavşanlıklarda güçlü bir havalandırma ve hijyen de sürünün sağlıklı olması için oldukça önemlidir. Sinek, fare, kuş gibi hayvanlar tavşanlıklarda bulunmamalıdır.
 
< Önceki   Sonraki >